Kuş Cenneti
Akdeniz’in kalbinde, 150’den fazla kuş türüne yuva olan ve doğanın sesini dinleyebileceğiniz bir cennet.
Toroslar’ın zirvesinde, bulutlara komşu surları ve devasa tiyatrosuyla gökyüzüne açılan antik bir dağ kenti.
Köprülü Kanyon Milli Parkı’nın en yüksek noktalarından birinde, deniz seviyesinden yaklaşık 1250 metre yüksekliktek yer alan Selge Antik Kenti, antik Pisidya bölgesinin en dağlık ve en özgür şehirlerinden biriydi. Toros Dağları’nın zorlu coğrafyasına rağmen kurulan bu görkemli kent, özellikle Roma döneminde zeytinyağı ve şifalı bitki ticaretiyle büyük bir zenginliğe ulaşmıştır. Kentin en büyüleyici yapısı olan ve dağın yamacına yaslanmış devasa antik tiyatro, bugün bile ziyaretçilerini tüm ihtişamıyla karşılamaktadır. Selge’ye ulaşan yol boyunca karşınıza çıkan ve "Adam Kayalar" olarak bilinen ilginç jeolojik oluşumlar, kente mistik bir giriş kapısı sunar. Belek ve çevresindeki bu tür benzersiz dağ yerleşimlerinin korunması, ekolojik turizm potansiyellerinin değerlendirilmesi ve antik mirasın doğal çevreyle uyum içinde yaşatılması, BETUYAB’ın bölge turizmini çeşitlendirme vizyonunun en değerli parçalarından biridir. Kentin agorası, sütunlu caddeleri ve tapınak kalıntıları arasında dolaşırken, tertemiz dağ havası eşliğinde binlerce yıl öncesinin yaşamına tanıklık edeceksiniz. Selge, sadece bir arkeolojik sit alanı değil; insanın doğayla mücadelesinin ve estetiğin en zorlu şartlarda bile nasıl yükselebileceğinin eşsiz bir kanıtıdır.
Akdeniz’in kalbinde, 150’den fazla kuş türüne yuva olan ve doğanın sesini dinleyebileceğiniz bir cennet.
Belek’in durgun sularında sessizce süzülen, çevikliği ve narin yapısıyla hayran bırakan bir su canbazı.
Akdeniz’in durgun sularında zarif dansıyla büyüleyen, görkemli sorgucuyla tanınan usta bir dalgıç.
Sazlıkların arasında ustaca gizlenen, minyatür gövdesiyle Belek’in en gizemli ve maharetli balıkçısı.
Altın sarısı tüyleri ve vakur duruşuyla, Belek’in sulak alanlarında süzülen nadide bir balıkçıl türü.
Gökyüzünde asılı kalan eşsiz uçuş tekniği ve keskin bakışlarıyla Belek'in maharetli küçük avcısı.
Milyonlarca yıldır denizlerin izini süren, Belek kumsallarının en sadık ve kadim misafirleri.
Köpüren suların geniş bir düzlemden döküldüğü, doğanın enerjisini ve ferahlığını ruhunuza taşıyan görkemli bir su şöleni.
Toros Dağları’nın kalbinde, turkuaz suların dev kayaları yardığı ve tarihin doğayla kucaklaştığı görkemli bir kanyon masalı.
Çam ormanlarının derinliklerinde saklı, turkuaz göletleri ve bembeyaz sularıyla doğanın kalbinde parıldayan gizli bir hazine.
Pamfilya ovasına hakim dev bir kaya kütlesi üzerinde yükselen, savunma mimarisi ve sarp surlarıyla büyüleyen fethedilemez şehir.
Tarihi evleri, begonvillerle süslü dar sokakları ve antik limanıyla Antalya’nın yaşayan hafızası ve kalbi.
Akdeniz’in kıyısında, gün batımının en romantik haliyle bütünleşen, ışık tanrısına adanmış bembeyaz bir mermer anıt.
Roma İmparatorluğu’nun ihtişamını günümüze taşıyan, üç kemerli yapısıyla Kaleiçi’nin girişinde yükselen görkemli bir zafer anıtı.
Üç semavi dinin ibadethanelerini aynı avluda buluşturan, Belek’in kalbinde yükselen dünya barışı ve kardeşlik sembolü.