Kuş Cenneti
Akdeniz’in kalbinde, 150’den fazla kuş türüne yuva olan ve doğanın sesini dinleyebileceğiniz bir cennet.
Kusursuz akustiği ve devasa mimarisiyle Roma dünyasının günümüze ulaşan en görkemli antik tiyatrosu.
Antalya’nın Serik ilçesinde, Köprüçay Nehri’nin yakınında yükselen Aspendos Antik Kenti, dünya çapında haklı bir üne sahip olan muazzam tiyatrosuyla tanınır. M.S. 2. yüzyılda Romalı mimar Zenon tarafından inşa edilen bu yapı, yaklaşık 15 bin kişilik kapasitesi ve günümüze kadar sapasağlam ulaşan sahne binasıyla antik dünyanın mühendislik harikalarından biridir. Tiyatronun öyle hassas bir akustiği vardır ki, orkestra katında yere düşen bir metal parçasının sesi en üst sıralardan bile netlikle duyulabilir; bu özellik Aspendos’u günümüzde hala uluslararası opera ve bale festivallerine ev sahipliği yapan yaşayan bir sahne haline getirir. Kentin sadece tiyatrosu değil, kilometrelerce uzaktan su taşıyan devasa antik su kemerleri de Roma döneminin şehircilik ve teknik becerisinin en somut kanıtlarıdır. Belek bölgesinin kültürel zenginliğinin en önemli sütunlarından biri olan Aspendos, tarih meraklıları için vazgeçilmez bir çekim merkezidir. BETUYAB, bölgedeki bu tür paha biçilemez arkeolojik mirasların korunması, uluslararası tanıtım faaliyetlerinin desteklenmesi ve sürdürülebilir kültür turizminin bölge standartlarına entegre edilmesi vizyonunu kararlılıkla sürdürmektedir. Agorası, bazilikası ve meclis binasıyla geniş bir alana yayılan bu antik kentte dolaşırken, Roma İmparatorluğu’nun ihtişamını ve sanatın zamana nasıl meydan okuduğunu her adımda hissedeceksiniz. Aspendos, Anadolu topraklarında yükselen estetik ve matematiğin kusursuz bir birleşimidir.
Akdeniz’in kalbinde, 150’den fazla kuş türüne yuva olan ve doğanın sesini dinleyebileceğiniz bir cennet.
Belek’in durgun sularında sessizce süzülen, çevikliği ve narin yapısıyla hayran bırakan bir su canbazı.
Akdeniz’in durgun sularında zarif dansıyla büyüleyen, görkemli sorgucuyla tanınan usta bir dalgıç.
Sazlıkların arasında ustaca gizlenen, minyatür gövdesiyle Belek’in en gizemli ve maharetli balıkçısı.
Altın sarısı tüyleri ve vakur duruşuyla, Belek’in sulak alanlarında süzülen nadide bir balıkçıl türü.
Gökyüzünde asılı kalan eşsiz uçuş tekniği ve keskin bakışlarıyla Belek'in maharetli küçük avcısı.
Milyonlarca yıldır denizlerin izini süren, Belek kumsallarının en sadık ve kadim misafirleri.
Köpüren suların geniş bir düzlemden döküldüğü, doğanın enerjisini ve ferahlığını ruhunuza taşıyan görkemli bir su şöleni.
Toros Dağları’nın kalbinde, turkuaz suların dev kayaları yardığı ve tarihin doğayla kucaklaştığı görkemli bir kanyon masalı.
Çam ormanlarının derinliklerinde saklı, turkuaz göletleri ve bembeyaz sularıyla doğanın kalbinde parıldayan gizli bir hazine.
Pamfilya ovasına hakim dev bir kaya kütlesi üzerinde yükselen, savunma mimarisi ve sarp surlarıyla büyüleyen fethedilemez şehir.
Toroslar’ın zirvesinde, bulutlara komşu surları ve devasa tiyatrosuyla gökyüzüne açılan antik bir dağ kenti.
Tarihi evleri, begonvillerle süslü dar sokakları ve antik limanıyla Antalya’nın yaşayan hafızası ve kalbi.
Akdeniz’in kıyısında, gün batımının en romantik haliyle bütünleşen, ışık tanrısına adanmış bembeyaz bir mermer anıt.
Roma İmparatorluğu’nun ihtişamını günümüze taşıyan, üç kemerli yapısıyla Kaleiçi’nin girişinde yükselen görkemli bir zafer anıtı.
Üç semavi dinin ibadethanelerini aynı avluda buluşturan, Belek’in kalbinde yükselen dünya barışı ve kardeşlik sembolü.