Kuş Cenneti
Akdeniz’in kalbinde, 150’den fazla kuş türüne yuva olan ve doğanın sesini dinleyebileceğiniz bir cennet.
İnsanlık tarihinin yarım milyon yıllık izlerini taşıyan, Anadolu’nun en büyük ve en eski yerleşim mağarası.
Antalya’nın kuzeyinde, Katran Dağları’nın yamaçlarında yer alan Karain Mağarası, sadece bir doğa harikası değil, insanlık tarihinin en eski tanıklarından biridir. Günümüzden yaklaşık 500 bin yıl öncesine kadar uzanan yerleşim izleriyle Paleolitik çağdan Roma dönemine kadar kesintisiz bir yaşam döngüsüne ev sahipliği yapmıştır. Anadolu’da Neandertal insan kalıntılarının bulunduğu tek yer olması, Karain’i dünya arkeolojisi için eşsiz bir hazine haline getirir. Mağaranın içindeki geniş galeriler, traverten oluşumları ve tarih öncesi hayvan fosilleri, ziyaretçileri zamanın en başına doğru büyüleyici bir yolculuğa çıkarır. Belek ve çevresindeki kültürel mirasın korunmasına yönelik farkındalık çalışmalarının bir parçası olarak Karain, bölgenin kadim geçmişini simgeleyen en güçlü odak noktalarından biridir. BETUYAB, bu tür dünya çapında öneme sahip arkeolojik ve doğal sit alanlarının korunması, gelecek nesillere bozulmadan aktarılması ve bilimsel araştırmaların desteklenmesi vizyonunu her zaman ön planda tutmaktadır. Mağaranın serin galerilerinde yankılanan her adım, size ilk insanın ateş yakışından avcı-toplayıcı toplulukların gizemli ritüellerine kadar uzanan devasa bir tarihi derinliği hissettirecektir. Karain, doğa ve tarihin kusursuz bir sessizlikle birleştiği, yeryüzünün yaşayan hafızasıdır.
Akdeniz’in kalbinde, 150’den fazla kuş türüne yuva olan ve doğanın sesini dinleyebileceğiniz bir cennet.
Belek’in durgun sularında sessizce süzülen, çevikliği ve narin yapısıyla hayran bırakan bir su canbazı.
Akdeniz’in durgun sularında zarif dansıyla büyüleyen, görkemli sorgucuyla tanınan usta bir dalgıç.
Sazlıkların arasında ustaca gizlenen, minyatür gövdesiyle Belek’in en gizemli ve maharetli balıkçısı.
Altın sarısı tüyleri ve vakur duruşuyla, Belek’in sulak alanlarında süzülen nadide bir balıkçıl türü.
Gökyüzünde asılı kalan eşsiz uçuş tekniği ve keskin bakışlarıyla Belek'in maharetli küçük avcısı.
Milyonlarca yıldır denizlerin izini süren, Belek kumsallarının en sadık ve kadim misafirleri.
Köpüren suların geniş bir düzlemden döküldüğü, doğanın enerjisini ve ferahlığını ruhunuza taşıyan görkemli bir su şöleni.
Toros Dağları’nın kalbinde, turkuaz suların dev kayaları yardığı ve tarihin doğayla kucaklaştığı görkemli bir kanyon masalı.
Çam ormanlarının derinliklerinde saklı, turkuaz göletleri ve bembeyaz sularıyla doğanın kalbinde parıldayan gizli bir hazine.
Pamfilya ovasına hakim dev bir kaya kütlesi üzerinde yükselen, savunma mimarisi ve sarp surlarıyla büyüleyen fethedilemez şehir.
Toroslar’ın zirvesinde, bulutlara komşu surları ve devasa tiyatrosuyla gökyüzüne açılan antik bir dağ kenti.
Tarihi evleri, begonvillerle süslü dar sokakları ve antik limanıyla Antalya’nın yaşayan hafızası ve kalbi.
Akdeniz’in kıyısında, gün batımının en romantik haliyle bütünleşen, ışık tanrısına adanmış bembeyaz bir mermer anıt.
Roma İmparatorluğu’nun ihtişamını günümüze taşıyan, üç kemerli yapısıyla Kaleiçi’nin girişinde yükselen görkemli bir zafer anıtı.
Üç semavi dinin ibadethanelerini aynı avluda buluşturan, Belek’in kalbinde yükselen dünya barışı ve kardeşlik sembolü.