Kuş Cenneti
Akdeniz’in kalbinde, 150’den fazla kuş türüne yuva olan ve doğanın sesini dinleyebileceğiniz bir cennet.
Akdeniz’in derinliklerinde saklı, milyonlarca yıllık kristalize sarkıtları ve masalsı gölüyle büyüleyen bir yer altı katedrali.
Alanya’nın doğusunda, Cebereis Dağı’nın eteklerinde yer alan Dim Mağarası, Türkiye’nin en görkemli ve en çok ziyaret edilen mağaralarından biri olarak kabul edilir. Yaklaşık 360 metre uzunluğundaki bu doğa harikası, milyonlarca yıl süren sabırlı bir damlama sürecinin ürünü olan devasa sarkıtlar, dikitler, sütunlar ve perde oluşumlarıyla doludur. Mağaranın içine adım attığınızda, doğanın adeta bir heykeltıraş titizliğiyle işlediği bu kristalize dünyanın mistik atmosferi sizi karşılar. Dört ayrı galeriden oluşan mağaranın en büyüleyici noktası ise sonunda yer alan ve dibinde durgun bir gölün bulunduğu bölümdür. Mağara içindeki sabit 18°C sıcaklık, dışarıdaki Akdeniz sıcağından kaçmak isteyenler için serin bir sığınak sunarken, aynı zamanda bölgenin jeolojik evrimine ışık tutan canlı bir müze niteliği taşır. BETUYAB, bu tür hassas ekosistemlerin ve doğal anıtların korunması, sürdürülebilir turizm anlayışıyla gelecek nesillere aktarılması konusundaki farkındalık çalışmalarını her zaman desteklemektedir. Mağaranın içindeki loş ışıklandırma altında parıldayan kireçtaşı oluşumları arasında yürürken, zamanın ne kadar yavaş aktığını ve tabiatın sessiz ama kudretli gücünü derinden hissedeceksiniz. Dim Mağarası, sadece bir doğa gezisi değil, yeryüzünün derinliklerine doğru yapılan unutulmaz bir keşif yolculuğudur.
Akdeniz’in kalbinde, 150’den fazla kuş türüne yuva olan ve doğanın sesini dinleyebileceğiniz bir cennet.
Belek’in durgun sularında sessizce süzülen, çevikliği ve narin yapısıyla hayran bırakan bir su canbazı.
Akdeniz’in durgun sularında zarif dansıyla büyüleyen, görkemli sorgucuyla tanınan usta bir dalgıç.
Sazlıkların arasında ustaca gizlenen, minyatür gövdesiyle Belek’in en gizemli ve maharetli balıkçısı.
Altın sarısı tüyleri ve vakur duruşuyla, Belek’in sulak alanlarında süzülen nadide bir balıkçıl türü.
Gökyüzünde asılı kalan eşsiz uçuş tekniği ve keskin bakışlarıyla Belek'in maharetli küçük avcısı.
Milyonlarca yıldır denizlerin izini süren, Belek kumsallarının en sadık ve kadim misafirleri.
Köpüren suların geniş bir düzlemden döküldüğü, doğanın enerjisini ve ferahlığını ruhunuza taşıyan görkemli bir su şöleni.
Toros Dağları’nın kalbinde, turkuaz suların dev kayaları yardığı ve tarihin doğayla kucaklaştığı görkemli bir kanyon masalı.
Çam ormanlarının derinliklerinde saklı, turkuaz göletleri ve bembeyaz sularıyla doğanın kalbinde parıldayan gizli bir hazine.
Pamfilya ovasına hakim dev bir kaya kütlesi üzerinde yükselen, savunma mimarisi ve sarp surlarıyla büyüleyen fethedilemez şehir.
Toroslar’ın zirvesinde, bulutlara komşu surları ve devasa tiyatrosuyla gökyüzüne açılan antik bir dağ kenti.
Tarihi evleri, begonvillerle süslü dar sokakları ve antik limanıyla Antalya’nın yaşayan hafızası ve kalbi.
Akdeniz’in kıyısında, gün batımının en romantik haliyle bütünleşen, ışık tanrısına adanmış bembeyaz bir mermer anıt.
Roma İmparatorluğu’nun ihtişamını günümüze taşıyan, üç kemerli yapısıyla Kaleiçi’nin girişinde yükselen görkemli bir zafer anıtı.
Üç semavi dinin ibadethanelerini aynı avluda buluşturan, Belek’in kalbinde yükselen dünya barışı ve kardeşlik sembolü.